Fragebogen

2009'da, Türkiye'nin henüz adını koyamadığı bir eşikte durduğu o iyimser araf döneminde, Max Frisch'in Fragebogen adlı eserinden yola çıkarak bir deney tasarladım. İstanbul 11. Bienali'ne başvurduğum bu proje, toplumsal ve bireysel tabuları görünür kılmayı amaçlıyordu. Frisch'in insanların cevaplamaktan kaçındığı 25 sorusunu mekânda dağıtmayı, el yazısıyla doldurulup asılmalarını hayal etmiştim. O dönemde soruları arkadaşlarıma doldurttum ve yanıtları bir araya getirdim. Proje kabul edilmedi, ancak sorular ve o dönemin ruhu zihnimde kaldı.

2009, AKP'nin henüz tam otoriterleşmediği, fakat yaklaşan değişimin hissedildiği bir geçiş dönemiydi. İnsanların neyi konuşabildiği, neyi konuşamadığı ve hangi sorulardan kaçındığı benim için belirleyiciydi. Frisch'in soruları, birey ile toplum arasındaki sınırları ölçen bir araçtı.

16 yıl sonra bu soruları yeniden gündeme getirerek, o dönemin sorularıyla bugünün sorularını yan yana düşünmek istiyorum.

Gizlilik: E-posta adreslerinizi kalıcı olarak saklamıyoruz. Gizliliğiniz bizim için önemli.

Anketin sonunda üç seçeneğiniz olacak:

  • Sadece bana e-posta ile gönder
  • Sadece veritabanına kaydet
  • Her ikisi de

Fragebogen

Max Frisch'in 1966 tarihli "Fragebogen" (Soru Formu) metni, yazarın anlatıdan çok düşünsel denemelere yöneldiği geç döneminin önemli ürünlerinden biridir. Metin ilk olarak bağımsız bir kitap olarak değil, Frisch'in edebî günlüğü olan Tagebuch 1966–1971 içinde yer alan bir bölüm olarak ortaya çıktı. Bu günlük, yazarın 1960'ların ortasında Roma'dan İsviçre'ye dönüp daha içe dönük bir yaşam sürmeye başladığı dönemin notlarını içerir ve ilk kez 1972'de yayımlanmıştır.

"Fragebogen" bu günlüğün en dikkat çekici parçalarından biridir. Metin, klasik anlatı ya da deneme formundan tamamen uzaklaşarak yalnızca sorulardan oluşur. Bu sorular evlilik, dostluk, para, ölüm, çocuk sahibi olmak, umut, mizah ve insan soyunun geleceği gibi hem kişisel hem toplumsal konulara yöneliktir. Okura herhangi bir yorum ya da cevap verilmez; metnin anlamı, okuyanın kendi cevaplarını düşünmesiyle ortaya çıkar.

Eleştirmenler bu bölümün, günlüğün biçimsel ve düşünsel zirvesi olduğunu belirtir. Görünüşte basit ya da oyun gibi duran sorular, cevaplandıkça kişinin kendi çelişkilerini açığa çıkarır. Metin gördüğü ilgi üzerine daha sonra bağımsız kitap olarak da yayımlanmış ve Frisch'in en özgün metinlerinden biri kabul edilmiştir.

Cevaplarınızı nasıl göndermek istersiniz?

Max Frisch, 1966

Teşekkürler!

Paylaştığınız için çok teşekkürler.

Onagöre'nin dükkanında FRISCH1966 kuponu ile indirim alabilirsiniz.